Futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

04 Temmuz 2010

Super Slow Motion

Yanlış bilmiyorsam bizi bu teknolojiyle Cem Uzan'ın Teleon'u tanıştırmıştı. Hatta maçların taraflı spikerler tarafından sunulması seçeneği filan vardı digital uydu alıcılarda. Cine5'ten sonraki Digiturk'ten önceki döneme denk geliyor yayın haklarını ellerinde bulundukları süre  Sonra ihale mi iptal oldu bilmiyorum ama neredeyse 10 yıldır Digiturk ve Lig TV'de yayın hakları.

Bundan bahsetmek nereden aklıma geldi, söyleleyim. İspanya - Portekiz maçında İspanya kalecisi Iker Casillas'ın, ucuz atlatılan bir pozisyon sonrasındaki ağız hareketini iyi yakalamış ve teknolojinin nimetlerinden de faydalanıp öyle servis etmişlerdi futbol izleyicisine. Dünya Kupası maçlarını veren yayıncı kuruluş (TRT spikeri tabiriyle) bazen  önemli pozisyonların tekrarını yapmayarak hem Ömer Üründül'ü hem bizleri kızdırsa da, super slow motion görüntülerle izleyicilerden yüksek not alıyor kanısındayım. Otuza yakın kamerayla yayın yapılmasının da altını çizmek gerek bu arada.

Bu da ekran bahsi geçen görüntünin "gif" hali. Kaynağına ulaşamadım ama "alıntı" olduğundan bahsedeyim yine de

Image Hosted by ImageShack.us

20 Haziran 2010

Babalar ve Oğullar


"Takım arkadaşı baba oğul"
 
Babası gibi futbolcu olmayı seçmiş pek çok ünlü futbolcu var yeşil sahalarda. Özellikle futbol spikerlerinin maç sunarken kaçırmak istemediği ayrıntılardan biri de budur. Oğul babadan bayrağı devralır ve yoluna devam eder genelde..

1996'da İzlanda ile Estonya arasında oynanan bir hazırlık maçında, İzlanda milli takımının kadrosunda iki Gudjohnsen vardır. Sonraları Chelsea, Barcelona gibi önemli takımların kadrosunda yer alacak olan Eidur ve babası Arnor. Baba Gudjohnsen ilk 11'dedir, evlat ise kulübede. Maçın ilerleyen bölümlerinde oyuncu değişikliği yapılır ve baba Gudjohnsen yerini oğlu Eidur'a bırakır.


Birbiriyle takım arkadaşı olan veya birbirine rakip olmuş futbolcu baba-oğulların sayısı ne kadardır bilinmez ama pek çok baba oğlunun konuştuğunu, yürüdüğünü görmeyi dört gözle beklediği gibi onu  alıp tribünün yolunu tutmayı da dört gözle bekler, bundan eminim...


Babalar gününüz kutlu olsun.. 

Geçen Sezon, Yeni Sezon


34 maçın oynandığı, takımların düzinelerce gol attığı uzun bir maratonun kaderini atılamayan bir gol değiştirdi. Bu haliyle yanlış bir bakış açısı gibi görünüyor ama şu da bir gerçek ki Fenerbahçe galip gelseydi şampiyon olacaktı.

Hayalkırıklığı kolay geçmiyor. Böyle bir hayalkırıklığının faturasını ödemek kimine göre bir kaç gün, kimine göre aylar alabilir. Bünyeyle ve takımını hayatının neresine ne kadar yaklaştırdığınla alakalı... Ama futbol güzel oyun. Asırlardır böyle. Asırların içindeki her sezon için de bu böyle.. 90 dakikaların her biri için de. Son saniyeler için de, başlama düdüğünü beklerken de.. Öreneğin, transfer dönemindeyiz şimdi. Kim gidecek kim gelecek hesapları yapılıyor. Kafada kadrolar oluşturuyoruz yeni sezona dair. Herkesin kendine göre kadrosu.. Herkes kendi takımının teknik patronu. Transfer dönemi bitecek, hazırlık maçlarında görülecek transferlerin kadroyla ve taktikle ne kadar uyuştuğu. Yeni sezon başlarken herkeste gıcır gıcır defterin ilk sayfalarına en güzel el yazısıyla not tutan öğrenci heyecanı olacak.. Herkes için tek bir tezahurat anlamlı olacak:

Ne x, ne y, ne de z...
Bu sene sensin şampiyon...
Haydı bastır, haydı bastır, haydi bastır....