27 Mart 2011

Freddy Adu transferi Worldsoccer Nisan Sayısında

Ünlü futbol dergisi Worldsoccer, Nisan sayısında Çaykur Rizespor'un Freddy Adu transferini haber yaptı. Bank Asya Birinci Lig'de üst sıralarda yer alan ve Süper Lig'e çıkma mücadelesi veren Karadeniz ekibi, Fredua Koranteng Adu'yu devre arasında Benfica'dan kiralayarak sözleşme imzalatmıştı. Henüz 21 yaşındaki Gana kökenli oyuncu ABD Milli Takımında da forma giyiyor. Eski adıyla 2. lig, yeni adıyla Bank Asya Birinci Lig'in popülerliği ve Türk futbolunun reklamı açısında fena bir haber değil aslında.

21 Mart 2011

Küme Düşmek!


Fenerbahçe, Galatasaray veya Beşiktaş'tan biri ne zaman ki yarıştan erken kopar, orta sıralar civarında gezinirse, "rakibi kümeye gönderme" tezahuratı yapmak veya dost meclislerinde rakip takım taraftarıyla alay etmek kaçınılmaz oluyor. Sanırım şu sıralarda Galatasaray tarafatrının en çok duyduğu şeylerden biri , "1. Lig TRT'de izlenir" geyiğidir. Veya "seneye Digitürk masrafıız olmayacak negzel, eki eki" şeklinde takılmalar oluyordur.

Pekiyi, taraftar kitlesi milyonlarla ifade edilen 3 İstanbul takımından birinin başına gelirse bu olay, Juventus'un bir senelik Seria B macerası gibi kısa mı sürer yoksa bir yıldan fazla mı? Prestij kaybı, maddi kayıp ve hayalkırıklığının boyutu ne olur? Yoksa "3 büyükleri düşürmezler aga" diyenlerden misiniz?

Olası sonuçlar & sorular,

1. Seyehat mesafesinde artış:
İstanbul'da ikamet eden bir Süper lig takımı 2010-2011 sezonunda 16456 km yol yapacak sezon sonuna geldiğinde. 1. Ligde top koşturan bir İstanbul takımının ise 23602 km yol yapması gerekiyor. Doğrudan Süper lige çıkamayıp, play-offlara kalırsa da cabası. Ankaraspor'un da ligden düştüğünü hesaba katarsak 2010-2011 sezonu için 900 km.lik bir kar söz konusu. Yalnız mesafeler karayolu mesafeleri. Havayolu ile mesafeler biraz daha kısalacaktır elbette ama her iki lig için de aynı kriter geçerli olduğu için aradaki oran yaklaşık aynı kalacaktır. Bir başka husus ise Süper Lig takımlarının hepsi il merkezinde oynuyorlar maçlarını ve Bursa'ya karayoluya gidiliyor yalnızca. Manisa'ya ulaşım da İzmir' havayolu ile, oradan karayolu ile gidiş şeklinde. Manisa da zaten konumu itibariyle İzmir'in merkez ilçesi gibi. Karayoluyla ulaşım yapılan şehirlerden biri de Karabük. Fakat bu sayı Bank Asya 1. Lig için aynı değil bildiğim kadarıyla

2. Çıkma Şansı ne olur?:
Fenerbahçe, Galatasaray veya Beşiktaş gibi taraftarın asla aklının ucundan böyle bir olayı geçirmediği takımlar için 1. Lige düşüş tam bir hayal kırıklığı olur öncelikle. Ne maddi kayıp ne de fiziksel zorlukların adı okunur. Prestij kaybı ve tarihe geçecek bir hüsranı kimse istemez. Bir gün böyle bir şey olursa bunun altından kalkılır mı ve ertesi sene süper lige dönüş olur mu, bence büyük bir soru işareti. Bu sene her hafta liderin değiştiği, ilk 10 takım arasında yalnızca 12 puanın bulunduğu bir lig yaşanıyor. Bazı maçlar süper lig maçları kalitesinde geçiyor. Dolayısı ile 1. Ligden çıkmak için oldukça zorlu maçlar oynayacaklar Anadolu takımları ile. Benim öngörüm, Süper lige çıkmanın kolay olmayacağı, belki play-offlarda tecrübenin getireceği sakinlik ve taraftar desteği ile çıkılabileceği yönünde.

3. Maddi kayıp:
Şüphesiz ki Süper Lig kazançları ile 1. Lig kazançları aynı değil yayın gelirleri açısından. Buna sponsorların da vuracağı darbeyi eklersek maddi kayıpoldukça fazla olacaktır. Kötü gidişata sebep maçlara gitme sıklığında azalma olan taraftar kitlesinin de takımın gelirlerinde azalmaya yol açacağı kesin.

4. Bilet ve lisanslı ürün fiyatları düşer. 1. ligde giyilen formalardan veya diğer sezon ürünlerinden kim almak ister koleksiyoberler haricinde, orası meçhul.

Daha ne olur? Siz söyleyin.

20 Mart 2011

Ortada Rakı Şişesi



Yeni Rakı'nın olduğu sofraların olmazsa olmazları meze ve sohbettir. Sohbette olmazsa olmaz mevzu da memleket meseleleridir. Rakılı sofralarda memleketi kurtaran tiplere/tiplemelere hiç olmazsa mizah dergilerinden aşinadır bu coğrafyadaki pek çok insan. İçmesek de biliriz rakı adabını ve rakının romantizmini.

TT Arena'daki ilk Galatasaray Fenerbahçe derbisinin gündemine oturan olaylardan biri de sahaya atılan ve ay sonunda oynayacağımız kritik maçta Milli Takımın kalesini koruyacak olan Volkan'ın kafasını sıyırıp geçen Yeni Rakı şişesiydi. Milli takım aday kadrosunun belli olduğu şu günlerde ciddi bir kaleci sıkıntısı içinde olabilir, her şeyden öteye bir insanın hastanede yaşam savaşı verdiğine şahit olabilridik. Allah korudu, beklenilen olmadı.

Şişeyi sahaya sokan, sonra da canice bir davranış sergileyen bu taraftar müsveddesinin şu an gündemi meşgul etmiyor oluşunun tek sebebi, yaptığı davranışın sonucunun konuşulmaya değer görülmüyor olmasııdır. Ölmedikten veya sakatlanmadıktan sonra bu memlekette kim tarafından açıldığı belli olmayan çukurlara ve diğer meselelere kimse sesini çıkartmaz çünkü. Biri öldükten veya ciddi şekilde yaralandıktan sonra suçlu aranmaya başlanır.

Suçlular bulundu mu bilmiyorum, takip etmek bile içimden gelmedi. Trafik cinayetlerinin kaza olarak nitelendirilip, cezaların ona göre verildiği yetersiz bir hukuk anlayışına sahibiz. Şişe atanın alacağı ceza, şişe atmayan 50,000+ kişinin alacağı, bir sonraki maçı stattan izlememe cezasından çok daha hafif olacaktır, eminim.

Bu güzel galibiytette rolü olanlara teşekkür ederek, huzurlarınızdan ayrılıyorum.

Fener gol gol gol, Şampiyonluk geliyor...